RAHİM AĞZINDA YARA NEDİR?
Rahim ağzında yara terimi doktorlar tarafından pek çok durum yerine kullanılan ve hastalar arasında çoğunlukla yanlış anlamalara yol açan genel bir tanımdır. Servisit (rahim ağzı dokusunun iltihabı), servikal erozyon (epitel kaybı), ektropiyon (serviks iç hücre tabakasının dışarıya dönmesi), serviksin kanser öncüsü lezyonları gibi birbirinden tamamen farklı pek çok durumda rahim ağzı normalden farklı olarak izlenmektedir. İşte tüm bu durumlarda doktor tarafından hastaya ‘’rahim ağzında yara var’’ denmektedir.
RAHİM AĞZINDA YARA TEHLİKELİ MİDİR?
Yukarıda da bahsedildiği gibi bu terim son derece genel bir ifadedir. Başka bir deyişle tanımlayıcı yol gösterici bir tanı değildir! Jinekoloğu tarafından muayene edilip kendisine rahim ağzında yarası olduğu söylenmiş hastalar için; spektrumun bir ucunda hastalık dahi kabul edilmeyen ektropiyon varken, diğer tarafta ileride kansere yol açabilecek serviksin preinvazif lezyonları bulunmaktadır. Yani yara görünümüne neden olan etken açıklığa kavuşturulmadan yaranın önemli olup olmadığı konusunda yorum yapılamaz!
Daha da önemlisi serviksde (rahim ağzında) yara görünümüne yol açan durumun ne olduğu açıklığa kavuşturulmadan yakma ya da dondurma gibi herhangi bir tedavinin başlanması büyük bir tıbbi hatadır!
RAHİM AĞZINDA YARA İÇİN HANGİ TETKİKLER YAPILMALIDIR?
Detaylı bir jinekolojik muayene yapılmalı, servikovajinal smear (rahim ağzından sürüntü alınması) alınmalı ve gerekli görüldüğü takdirde kolposkopi (ışıklı bir cihazla rahim ağzının detaylı olarak görüntülenmesi) ve biyopsi yapılmalıdır.
RAHİM AĞZINDA YARANIN TEDAVİSİ NEDİR?
Tedavi nedene yöneliktir! Yapılan tetkikler sonucunda durumun rahim ağzı iltihabından kaynaklandığı saptanırsa uygun antibiyotik tedavisi verilmektedir. Buna karşın rahim ağzından alınan örneklerde kanser öncüsü lezyonlar saptandığı takdirde tedavi şekilleri farklılaşmaktadır.
YARA YAKMA (KOTERİZASYON) YA DA DONDURMA(KRİYOTERAPİ) TEDAVİLERİ NE ZAMAN UYGULANMALIDIR?
İlişki sırasında acıya neden olan ya da yoğun akıntıya yol açan durumlarda şikâyetlerin giderilmesi amacıyla ilgili bölgelere koterizasyon veya kriyoterapi uygulanabilir. Ancak bu tip tedavilerden önce mutlaka smear testi yapılıp altta yatan ciddi bir durum olup olmadığı kesinleştirilmelidir!
|